Skip Navigation LinksAna Sayfa > Desteklenen Koyun Irkları

 

 

ORKÖY KREDİLERİYLE DESTEKLENEN

KOYUN IRKLARI VE ÖZELLİKLERİ:

AKKARAMAN KOYUNU

 Tüm Orta Anadolu'ya yayılmış ve sayı bakımından en fazla olan koyun ırkımızdır.

 14.552.000 başlık mevcudu ile koyun varlığımızın % 44'ünü teşkil eder.

 Bölge şartlarına adapte olmuş, açlığa, kuraklığa ve kötü hava şartlarına dayanıklıdır.

 Et verimleri az ve et kalitesi düşüktür.          

 Ancak bakım ve besleme şartları düzeltilerek et verimleri artırılabilir.

 Kuyrukları büyüktür ve 4-6 kg kadardır. Ancak 12 kg'a kadar ulaşanları da vardır.

 Yıllık süt verimleri 30-50 kg olup, ikiz yavrulama oranı % 20-30 kadardır.

 Akkaramanlarda baş, boyun, karın altı ve bacaklar çıplaktır.

 Baş ve ayaklarda siyah lekeler görülebilir.

 Yapağıları kaba ve karışık olup, beyaz renktedir.

 Yıllık yapağı verimleri 1.5-2.0 kg kadardır.

Yapağıları halı sanayinde, kilim, keçe ve yatak yapımında kullanılır.

 

 

MORKARAMAN KOYUNU

 Doğu Anadolu bölgesinde yetiştirilir. 7.276.000 başlık mevcudu ile koyun varlığımızın % 22' sini teşkil eder.

 Akkaramanlar gibi açlığa ve kötü hava şartlarına dayanıklıdır.

 Et verimleri az ve et kalitesi düşüktür.

 Baş, boyun, karın altı ve bacaklar çıplaktır.

Yıllık süt verimi 30-50 kg olup, ikizlik oranı % 20-30' dur.

 Yapağıları kaba ve karışık olup, mor veya koyu kahverengindedir.

 Yıllık yapağı verimleri 2.0-2.5 kg' dır.

İVESİ KOYUNU

 Güneydoğu Anadolu'da yetiştirilir.

 1.323.000 başlık mevcudu ile koyun varlığımızın % 4' ünü teşkil eder.

 Et verimleri ve et kalitesi orta derecededir.

 Süt verimleri yüksektir ve yıllık süt verimleri 120 - 160 kg' dır.

 İkizlik oranı % 10 - 20' dir.

 İyi bir seçimle 500 - 600 kg kadar süt veren sürüler elde edilebilir.

 Baş, boyun ve ayaklar kahverengi veya siyahtır.

 Yıllık yapağı verimleri 2.0 - 2.5 kg olup, halı sanayinde kullanılmaktadır.

 

KIVIRCIK KOYUNU

 Trakya ve Kuzeybatı Anadolu da yetiştirilir.

 1.766.000 başlık mevcudu ile koyun varlığımızın % 6' sını teşkil eder.

 Et verimleri az olmasına rağmen et kalitesi en iyi koyun ırkıdır.

 Süt verimleri yüksek olup, yıllık süt verimleri 70 - 100 kg' dır. ikizlik oranı % 10-20' dir.

 Yıllık yapağı verimleri 1.5-2.0 kg olup, yapağı kalitesi diğer yerli koyunlarımızdan daha üstündür

 Özellikle genç hayvanlardan elde edilen yapağılar kumaş imalinde kullanılır.

KARAYAKA KOYUNU

 Karadeniz bölgesinde yetiştirilir.

 883.000 başlık mevcudu ile koyun varlığımızın % 3' ünü teşkil eder.

 Küçük cüsseli hayvanlardır.

 Et verimleri düşük ama et kalitesi iyidir.

 Süt verimleri 30-40 kg olup, ikizlik oranı % 4 - 6' dır.

 Yıllık yapağı verimleri 2.0-2.5 kg' dır.

 Yapağısı çok kaba olup, yataklık olarak çok tutulur ve piyasada iyi fiyata satılır.

MERİNOS KOYUNU

 Alman et Merinoslarının Akkaraman ve Kıvırcıklarla yapılan melezlemesi sonucu elde edilmiştir.

 Kuyrukları ince olup, kuyruk yağı bütün vücuda dağılmıştır.

 Canlı ağırlıkları 50-60 kg'dır.

 Et verimleri ve et kaliteleri yüksektir.

 Yıllık süt verimleri 20-30 kg, ikizlik oranı % 15-20' dir.

 Yapağı verimleri fazla olup, yıllık 3.5-4.0 kg' dır.

 İnce bir yapağıları vardır ve dokuma sanayiinde kullanılmaktadır.

 Ancak yapağıya yeterli destek verilmediğinden Merinos yetiştiriciliği azalmaktadır.

KOYUNLARIN GENEL ÖZELLIKLERİ:

KOYUNLARDA VERİMLER

 Koyunların başlıca verimleri döl verimi, et verimi, yapağı verimi, süt verimi, deri verimi ve gübre verimi olarak sayılabilir.

DÖLVERİMİ

        Dölverimi koyunculuğun devamını sağlayan önemli bir verimdir. dölverimini artırmak için ikizliğin veya üçüzlüğün artırılması çalışmaları yanında bir yılda 2 kez veya iki yılda 3 kez yavru alınması çalışmaları ve araştırmaları yapılmaktadır. Üstün verimli koyunlarda bir yılda birden çok yavru alınması için embrio transferi çalışmaları da yapılmaktadır.

ET VERİMİ

Koyun eti tüketimi özellikle büyük şehirlerde azalmakta, yağsız et olan sığır etine veya beyaz et olan tavuk ve balık etine yönelim olmaktadır. Ancak nüfusumuzun büyük bir kısmını teşkil eden köy, kasaba ve küçük yerleşim birimlerinde koyun eti tüketimi fazladır. Özellikle kurban bayramında kesilen kurbanların büyük bir kısmını koyun teşkil etmektedir. Kurban bayramında 2-3 milyon baş koyun kesildiği tahmin edilmektedir. Buda azımsanmayacak bir rakamdır ve yıllık koyun eti tüketimini önemli ölçüde artırmaktadır. Koyun eti tüketimini artıran bir başka önemli etkende adaklardır.

YAPAĞI VERİMİ

Koyunlarımızın % 97 gibi büyük bir kısmını yerli koyunlar teşkil ettiklerinden koyunlarımızın yapağı verimleri düşük olup, fert başına 1,5 kg civarındadır ve elde edilen bu yapağılar kalın ve kaba yapağılar olup, dokuma sanayiinde kullanılamamaktadırlar. Bu yapağılar ancak halı, kilim ve keçe imalinde kullanılmakta ve yataklık olarak dağerlendirilmektedir. Bu nedenle sanayide kullanılan ince yapağılar gibi ihraç edilememekte ve iyi fiyata satılamamaktadırlar. Yapağı kalitesini artırmak için başlatılan merinoslaştırma çalışmalarına yeniden hız kazandırılmalıdır.

SÜT VERİMİ

        Koyun sütünden elde edilen yağ, yoğurt ve peynir gibi süt ürünleri halkımız tarafından tercih edilmekte ve sevilerek yenilmektedir. Bu nedenlede koyunların büyük bir kısmı sağılmaktadır. Ancak koyunlarda sağımın güçlüğü ve zaman alması iş gücü kaybına sebep olmakta, sağım daha çok aile işletmelerinde yapılmaktadır. İvesi ve sakız gibi yüksek süt verimli koyun ırklarımızın ıslah edilmesi gereklidir. Diğer koyun ırklarımızda da süt verimini artırıcı melezleme çalışmaları yapılmalıdır.

DERİ VERİMİ

Koyun derileri yeteri kadar değerlendirilememekte, mezbaha dışı kesilen hayvanların derileri dikkatsiz yüzüm nedeniyle yaralanmakta, yeterince tuzlanıp iyi muhafaza edilememekte ve zamanında işleme yerlerine ulaştırılamadığından zayi olmaktadır. Deri zayiatının önlenmesi için mezbahalarda kesim tercih edilmelidir. Ancak koyunlarda mezbaha dışı kesimin daha fazla olduğunu söylemek mümkündür.

GÜBRE VERİMİ

 Koyunlar yılda ortalama 700 kg gübre çıkarırlar. Ancak koyunlar yılın büyük bir bölümünü merada geçirdiklerinden toplanan gübre fazla değildir. Kış mevsiminde ağılda kaldıkları sürece gübreleri toplanır, bu da çoğu zaman ısınmak için yakılarak değerlendirilir. Zira bütün kış ağılın tabanında biriken, hayvanlarca çiğnenen, baharda çıkarılan ve kerme diye bilinen bu koyun gübresinin kalori değeri yüksektir. Oysa koyun gübresi özellikle bahçelerde ve parkların yeşillendirilmesinde aranan bir gübredir. Yakıt olarak değerlendirilmesi önlenmeli, tabi gübre olarak tarlalarda ve bahçelerde kullanılmalıdır.

GEBELİK DÖNEMİ

        Koyunlarda gebelik süresi 148-152 gün olup, ortalama 5 ay kabul edilir. Gebelik süresince ve özellikle gebeliğin 4. - 5. aylarında koyunlara iyi kaliteli kuru ot, kuru yonca ve saman gibi kaba yemlerle iyi kaliteli kesif yem verilmelidir. Gebelik döneminde hayvanları nakletmek, altı ıslak ve üstü akan ağıllarda barındırmak, donmuş, küflü ve bozulmuş gıdalarla beslemek, aç bırakmak veya yeterli yem vermemek, çok soğuk suları içirmek, vurma, çarpma ve sıkışma gibi kazalara uğratmak ve bazı hastalıklar yavru atmalar sebep olur.

NASIL BİR YETİŞTİRME YAPMALIYIZ

Yurdumuzda koyunculuk babadan oğula geçen bir yetiştirme şekli olarak devam etmektedir. Ancak son yıllarda koyun besiciliği yapanlar çoğalmaktadır. Koyun yetiştiricileri genel olarak 4 gruba ayrılırlar.

  1. Mera koyunculuğu yapanlar,
  2. Çiftlik koyunculuğu yapanlar,
  3. Koyun besiciliği yapanlar,
  4. Damızlık yetiştiriciliği yapanlar.

        Koyunculuğumuzun % 90' ı meraya dayalıdır. Kışın kar meraları kapamadıkça veya şiddetli yağmur ve fırtına olmadıkça koyunlar gıdalarını meradan temin ederler.

 Koyunlar zaten bir mera hayvanıdırlar. Kârlı bir koyunculuk meralardan azami faydalanma ile olur. Sağlıklı bir yetiştirme içinde meralar gereklidir. Ağılda kapalı ortamda ancak kısa süreli kasaplık koyun besisi yapılmalıdır. Meranın büyüklüğü, flora zenginliği ve kalitesi sürü büyüklüğünün tesbitinde baş rolü oynar. İyi meralarda kuzu besisi de yapılır.

        Çiftlik koyunculuğunda sürüler küçüktür. Sürü büyüklüğü yem hammaddeleri ve kaba yem üretimi ile sınırlıdır. Koyunlar otlamayı nadas alanlarında ve anızlarda yaparlar. Yılın çoğu zamanlarında hayvanları yemlemek gereklidir.

        Koyun besiciliği büyük ölçüde yem üretimine bağlı olduğundan yemin kolay temin edildiği ve ucuz olduğu bölgelerde yapılmaktadır. Besiciler mera koyunculuğu yapan işletmelerden satın aldıkları koyun ve kuzuları besiye alırlar, yemi ise genellikle kendi imkanlarıyla yapmaya çalışırlar.

        Damızlık işletmeleri özel damızlık yetiştiren işletmelerdir. Ancak ülkemizde henüz pedigrili ve kayıtlı damızlık işletmesi yoktur. Koyun yetiştiricileri damızlıklarını kendileri yetiştirmektedirler.

        Koyun yetiştiricileri kendi şartlarına göre hangi yetiştirme sisteminin uygun olduğuna, buna göre hangi yetiştirme sistemini uygulayacağına kendisi karar vermelidir.

KIŞ BAKIMI VE BESLEMESİ

        Koyunlar kışın ağılda barındırılır. Ağıllar aydınlık ve havadar olmalıdır. Ağılda her koyun için ortalama 1.25 - 1.5 metre kare yer hesaplanmalıdır. Hayvanın cinsine göre hesaplanacak yer miktarı daha önceki konularda bildirilmiştir. Ağılların ısısı kışın 8 oC' den az, yazın 15 oC'den çok olmamalıdır. Ağılda bulunan yemlikler fenni olmalı ve kolayca temizlenebilmelidir. Mümkünse yemlikler duvarlarda ve sabit olmalıdır. Yemliklere kesif yem ve otlar rahatça konulabilmeli ve artıklar kolayca temizlenebilmelidir. Ağırların duvarları her sene badana edilmeli, tabanı ise her sene temizlenmelidir. Ağıllarda ilkbaharda ve sonbaharda bit, pire, kene ve diğer haşaratlara karşı ilaçlama yapılmalıdır. Ağılların çatısı akmamalı ve tabanı su çekmemelidir.

Kışın koyunlara kaba yem olarak kuru ot, kuru yonca, yulaf samanı, arpa samanı ve buğday samanı verilebilir.

 Kesif yem olarak; arpa kırması, buğday kırması, yulaf kırması, mısır, çeşitli değirmen artıkları, çeşitli küspeler ve fenni yem verilebilir.

Hayvan başına verilecek yem miktarları günlük olarak gösterilmiştir. Bu miktarlar günde 2 öğüne bölünerek verilmelidir.

Hayvanın Cinsi

Kuru ot (gr)

Saman (gr)

Kesif Yem (gr)

Kuzu

250

250

400

Toklu

500

500

500

Koyun

500

750

800

Koç

500

1000

1000

 

       Gebe hayvanlarda yem miktarlarını biraz artırmak gereklidir. Yemler sabah ve akşam olmak üzere günde 2 öğünde verilmelidir. Hayvanlara verilen yemler bozulmuş ve küflenmiş olmamalıdır. Yemler her gün aynı saatlerde verilmeli, yem saati mümkün olduğunca değiştirilmemelidir. Yem vermeden önce artık yemler alınmalı ve yemlikler temizlenmelidir. Hayvanlar büyüklüklerine göre gruplara ayrılarak yemlenmelidirler. Kış döneminde koyunlar günde iki kez de sulanmalıdır. Hayvanların önünde kaya tuzu veya yalama taşları da bulundurulmalıdır. Bunlar sağlanamıyorsa haftada en az bir kez tuz verilmelidir.

YAZ BAKIM I ve BESLEMESİ

        Koyunlar ağıldaki kış beslemesinden meraya yaz beslemesine geçerken ani yem değişikliği yapılmamalıdır. İlkbaharda kuru yemden yaş yeme geçerken, sonbaharda yaş yemden kuru yeme geçerken geçişler yavaş yavaş yapılmalı, yemin biri azaltılırken diğeri çoğaltılarak en az bir haftalık bir sürede geçiş yapılmalıdır. Bu geçişin kontrollü yapılamadığı mera dönemi olan anız zamanında hayvanlar mutlaka kılçık ya da başak aşısı denilen (Enterotoksemi) aşısı ile aşılanmalıdır.

        Yazın hayvanlar merada otlatılmalıdır. İlkbaharda hayvanları sabah erken kırağılı saatlerde ve kırağılı günlerde meraya çıkarmamalı, kırağının kalkması beklenilmeli veya o gün meraya gönderilmemelidir. Kırağılı günlerde hayvanlara bir miktar kuru ot verildikten sonra meraya çıkarmak daha iyi olur.
        Çok sıcak havalarda özellikle öğlen saatlerinde koyunlar gölgeliklerde dinlendirilmelidir. Zaten koyunlar sıcak saatlerde yayılmazlar.

        Koyunlar cüsselerine, yedikleri yemin miktarına ve cinsine, mevsimlere ve hava sıcaklığına bağlı olarak günde 2-5 litre su içerler. Bu su günde 2 defada verilmelidir. Hayvanlara verilecek su temiz kaynak veya çeşme suyu olmalıdır. Sulama yalaklarda yapılıyorsa yalaklar sık sık yıkanarak yosun tutması önlenmelidir. Hayvanları durgun gölet veya bataklık sularında sulamak paraziter hastalıkların bulaşmasına ve yayılmasına sebep olur.

        Koyunların gündüz dinlendikleri gölgeliklerine ve gece barındıkları ağıllarına kaya tuzları veya yalama taşları konularak tuz ihtiyaçları karşılanmalıdır.
        Koyunlar meralardaki her türlü otları yerler. Ancak zehirli otları ayırt etme içgüdüleri de vardır.

KIRKIM

        Yurdumuzda koyunlar genellikle Mayıs-Haziran ayı içerisinde kırkılırlar. Kırkımın başlama zamanı yün yağının erimeye ve yapağının kabarmaya başladığı zamandır.
        Kırkılacak hayvanlar bir gün önceden aç bırakılmalıdır. Kırkım yeri aydınlık, temiz ve geniş olmalı, rüzgar almamalıdır. Kırkıma önce koçlardan başlanmalıdır, sonra toklular ve kuzular kırkılır. En sonrayada doğum yapmış koyunlar bırakılır. Kırkılan yapağılar koç, koyun, toklu ve kuzu yapağıları olmak üzere ayrı ayrı çuvallara konulmalıdır. Yapağılar rutubetsiz, aydınlık ve havadar depolarda muhafaza edilmelidir. Yapağı konulan depolarda fare ve güve mücadelesi de yapılmalıdır

        Kırkım zamanında yapılmazsa yapağılar önce kabarır, sonra dökülmeye başlar ve bir süre sonra vücut çırılçıplak kalır. Yapağı dökülmesi çeşitli sebeplerden meydana gelebilir. Bu sebepleri şu şekilde sıralayabiliriz.

  • Kırkımın zamanında yapılmaması sonucu dökülmeler,
  • Açlıktan ileri gelen dökülmeler,
  • Fazla beslemeden ileri gelen dökülmeler
  • Zehirlenmelerden ileri gelen dökülmeler,
  • Bazı gıda maddelerinden ileri gelen dökülmeler,
  • İç ve dış parazitlerden ileri gelen dökülmeler,
  • İç hastalıklardan ileri gelen dökülmeler,
  • Dış etkenlerden ileri gelen dökülmeler.

SAĞIM

        Koyunlarda sağım kuzular sütten kesildikten sonra başlar ve 3-5 ay devam eder. Koyunlar sabah erken ve öğleden sonra olmak üzere günde iki defa sağılabilirler. İyi bir sağımcı 1-2 dakikada içinde bir koyunu sağabilir. Koyunun meraya çabuk çıkması için sağımın çabuk bitirilmesi gerekir. Koyunlar bir kişi tarafından tutulursa sağım hızlandırılır. Koyunlarda sağım makinesi ile de sağım yapılmaktadır. Büyük sürülerde makinalı sağım tercih edilmelidir.

AĞILLARIN TEMİZLİĞİ

        Koyunlar kışın ağıllarda barındırılır. Kış süresince ağılların tabanında biriken gübreler her yıl temizlenmelidir. Hayvanlar ilkbaharda meraya çıktıklarında ağıllardaki gübrelerde iyice kurumadan ağıllardan çıkarılmalı, taban, tavan ve duvarlar süpürülerek temizlenmeli ve ağıllarda da paraziter mücadele yapılmalıdır. Yaz döneminde koyunlar ağıllara alınmazlar ve açık avlularda yatırılırlar. Hayvanların yattıkları avlular sık sık süpürülerek buralarda gübre birikmesi önlenir. Avlularda belirli aralıklarla ilaçlanarak bit, pire, kene ve sinek gibi haşerelerle mücadele edilir. Hayvanlarda dış parazitlere karşı ilaçlamanın yapıldığı gün mutlaka ağıl ve avlularda ilaçlanmalıdır. Sonbaharda hayvanlar ağıla alınmadan önce ağılların tavan, taban ve duvarları yine süpürülerek temizlenmelidir

AŞILAMA ve İLAÇLAMA

        Koyunculukta hayatın belirli dönemlerinde yapılan aşılamalar yanında yılda bir veya iki defa yapılan aşılamalarda vardır. Koyunlarda başlıca şu aşılamalar yapılmalıdır.

Ektima aşısı: Aşı doğumu takiben bütün kuzulara yapılır ve hayat boyu bağışıklık verir.

Brucella Melitensis Rev-1 aşısı : Bulaşıcı yavru atma aşısı olarak da bilinir. Aşı 3-8 aylık bütün kuzulara yapılır ve hayat boyu bağışıklık verir.

Çiçek Aşısı: Yılda bir defa ve sıfat öncesi yapılır.

Antraks aşısı: Dalak aşısı olarak bilinir. Yılda bir defa ve ilkbaharda yapılır.

Şap aşısı: Tabak aşısı olarak bilinir. Yılda iki defa ilkbaharda ve sonbaharda yapılır.

Enterotoksemi aşısı: Kılçık aşısı olarak bilinir. Yılda iki defa 21 gün ara ile anız döneminde yapılır.

        Aşıların yeterli bağışıklığı sağlaması için aşılamaların en az 10-14 günlük aralıklarla yapılması gereklidir.
        Sürüdeki çoban köpekleri de her yıl kuduz aşısı ile aşılanmalıdır.

Paraziter ilaçlama ise yılın muhtelif zamanlarında yapılır. İç parazitlere karşı yılda 2 kez ilkbaharda ve sonbaharda ilaçlama yapılmalıdır. Dış parazitlere karşı ilkbahar, yaz ve sonbaharda olmak üzere yılda en az 3 kez ilaçlama yapılmalıdır. Dış parazit ilaçlaması koyunlar banyo yaptırılarak uygulanabilir.

        İç ve dış parazitlere karşı enjeksiyon tarzında uygulanan ilaçlar daha az masraflı ve daha pratiktir. Bu ilaçlarla ilkbahar ve sonbaharda tek emekle iç ve dış parazitlere karşı hayvanların ilaçlaması tamamlanmış olur.

                       Koyun Irklarının Yüzdeleri ve Yetişme Bölgeleri :

Koyunun Irkı

Sayısı

%

Yetiştirme Bölgesi

Yağlı Kuyruklu Irklar;

Akkaraman

12.950.000

44

Orta Anadolu

Morkaraman

6.475.000

22

Doğu Anadolu

Dağlıç

3.533.000

12

Orta ve Batı Anadolu

İvesi

1.177.000

4

Güney doğu Anadolu

İnce ve Uzun Kuyruklu Irklar;

Kıvırcık

1.776.000

6

Ege ve Marmara

Karayaka

883.000

3

Karadeniz

Sakız

65.000

-

Ege

Türk Merinosu

875.000

3

Marmara, Orta Anadolu

Diğerleri

1.711.000

6

Değişik Bölgeler

TOPLAM

29.435.000

100



 

 

Derleyen

Hande UYSAL

Veteriner Hekim

 

 

 

Tanzim Eden

Zeki  YÜKSEL

Genel Müdür Yardımcısı