Skip Navigation LinksAna Sayfa > Desteklenen Sığır Irkları

ORKÖY KREDİLERİ İLE DESTEKLENEN
KÜLTÜR    SIĞIRLARI VE  GENEL  ÖZELLİKLERİ

HOLŞTAYN:

 Alçak arazilerde yaşayan  (siyah beyaz) alaca sığır ırkıdır. Ülkelere göre değişik isimlerle  tanınır. Yoğun olarak yetiştirmenin yapıldığı ülkelerden Almanya’da Alman-Frizyan  İngiltere’de Britis -Frizyan  adı kullanılmaktadır. Amerika ve Kanada’da ırkın resmi adı Holştyan – FRİZYAN olmakla beraber halk dilindeki adı Holştyan dır.

 

FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

Holştyanlar sütçü yönde yetiştirilen kültür ırklarının en iri yapılıları arasındadır.

Renk siyah beyaz alacalıdır.

 Bu renkler bedenin her tarafına dağılmış olup birbirinden keskin keskin sınırlarla ayrılmıştır. Yetiştiriciler siyah ve beyazın vücutta birbirine yakın oranda bulunmasını tercih ederler

Holştyan sığırı, tam bir sütçü kapasiteye sahiptir.

Süt ve yağ verim düzeyleri bölgenin coğrafik, ekonomik ve kültürel durumuna göre değişebilir.

Canlı ağırlık 4 yaşını doldurmuş ergin inek ortalama 500- 600 kg arasındadır.

Hoştyan ineklerinin yıllık süt verimi 6000- 8000 kg arasındadır.

Sütteki yağ oranı %3.5- 4 arasındadır.

Irkın soğuk şartlara dayanıklılığı iyidir. Sıcak şartlarda ise aynı başarıyı göstermemektedir. Sıçak  iklim bölgelerinde Holştaynlardan arzulanan verimin alınabilmesi için hayvanlara serinleme olanaklarının sağlanması lazımdır


MONTOFON(ESMER)

Vatanı Avusturya  olan montafon ırkı bölgesindeki ufak yapılı yerli sığır materyalinin seleksiyonu ve İsviçre’den getirilen İsviçre  esmer ırkı ile yapılan melezleme sonunda geliştirilmiştir.

Montafon adı yanında Avusturya esmeri adı da kullanılır.

Renk gümüşi griden, siyaha yakın koyu esmere kadar değişir.

FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ:

Sırtta açık renkte bir ester çizgisi mevcuttur.

Süt ve et verimi yönünden kombine bir ırkdır.

Yıllık süt verimi 3500- 4000 kg dır.

Sütteki yağ oranı %3.8 civarındadır.

Montofonlar diğer kültür ırklarına göre güç şartlara daha dayanıklıdırlar.

JERSEY :

Jersey, İngiltere ile Fransa arasındaki kanal adaları sığır ırklarından birisidir ve anavatanı olan jersey adasının adını almıştır.

FİZİKSEL ÖZELLİKLERİ

Jerseyler sütçü sığır ırklarının en ufak yapılısıdır.

Ergin ineklerde ortalama ağırlık 400 kg civarındadır.

Renk açık kahverengiden siyaha kadar değişir.

En yaygın olan renk geyik rengidir.

Baş, boyun omuz ve butlarda kıllar daha koyu renklidir.

Bazılarında beyaz alacalık görülür.

Burun ve merme siyah olup etrafında beyaz bir halka vardır.

Jerseyler sütçü tipinin en güzel örneğine sahip zarif ve estetik hayvanlardır.

Jerseyler genellikle oldukça hassas ve asabidir.

Dikkatli ve yumuşak davranıldığında munis ve kolay yönetilir oldukları halde,

aksi muamele ile asabi ve hırçın olurlar.

Süt yağ oranı en yüksek olan bir sütçü ırktır.

Orta düzeylerdeki şartlarda %5 yağlı 3000 kg süt verirler.

Jersey ırkının arzulanmayan yönleri buzağıların doğumda zayıf  ve dayanıksız olmaları, ineklerin döl verimi kabiliyetinin orta düzeydedir.

Et verimlerinin düşük olmasıdır.

              

GENEL BİLGİLER

LAKTASYON    (İNEĞİN SÜT VERDİĞİ DÖNEM)

Bir ineğin süt verdiği döneme “ Laktasyon " denir.

Laktasyon sayılarının ilerlemesine paralel olarak, ineklerin süt verimlerinde artış olur.

İlk laktasyon da düşük olan süt verimi her geçen yıl çoğalır.

Bu durum erginlik yaşına kadar  (6-8 yaşına kadar) sürer.

İnek 8-9 yaşına geldiğinde süt veriminde azalma olur

 

 GEBELİK VE KIZGINLIK

İnek gebe kaldıktan sonra hormonların etkisi ile süt veriminde derece bir azalma görülür. Genel olarak kızgınlık sırasında süt veriminde bir miktar azalma olur. Süt verimindeki bu azalma sütteki yağın artmasına neden olur.


 BUZAĞILAMA MEVSİMİ

İlkbahar ve yaz aylarında buzağılayan ineklerin süt verimleri bu dönemde yeşil yemlerin fazla olması sebebiyle yüksek olur. Sonbahar ve kış aylarında ise bu durumun tam tersi söz konusudur.

 

 


ÇEVRE SICAKLIĞI

Sıcak havalarda hayvan fazla yem yiyemediğinden dolayı süt veriminde azalma olur. Çevre sıcaklığının 5 ila 20 C olduğu dönemde süt verimi etkilenmez.25 C'nin üstündeki çevre sıcaklıklarında süt veriminde düşme olur.


BESLENME

İnekler için su  çok önemlidir. Hayvanların istedikleri an su içebilecekleri şekilde önlerinde su bulunması sağlanmalı, suyun temiz olmasına ve çok soğuk olmamasına dikkat edilmelidir.


 KURUDA KALMA SÜRESİ

Laktasyon dönemi sonunda ineğin sütünü sağmaktan vazgeçerek sütün kesilmesini sağlamaya ineğin kuruya çıkarılması denilir. Kuruya çıkma ile bir sonraki buzağılama arasında geçen süre de kuru dönemdir. Kuru dönem hayvan vücudunun dinlenmesi, memenin dinlenmesi, yavrunun daha iyi gelişmesi için gereklidir. 10 ay sağıldıktan sonra 2 ay kuruda bırakılan ineklerin süt verimi daha fazla olur.

 

SÜT İNEKLERİNİN  BESLENMESİ  DÖNEMLERİ:

 
Birinci Dönem:

         ·  Yüksek kaliteli kaba yemler kullanılmalıdır

         · Rasyonun yeterince protein ihtiva ettiğinden emin olunmalıdır

         · Konsantre yemler yavaş yavaş artırılarak verilmelidir

         · Günde 500-750 g yağ ilavesi hayvanların enerji ihtiyacının karşılanmasında yardımcı olacaktır.
         · Her türlü stres azaltılmalıdır.


Pik Dönemi:


             Bu dönemde üzerinde durulması gereken en önemli nokta süt verim pikini mümkün olduğunca uzatabilmektir. Bunu sağlamak için beslemeye çok dikkat edilmesi gerekir. Bu dönemin başlangıcında yem tüketimi maksimum düzeye çıkmak üzeredir ve canlı ağırlık kaybı çok düşük düzeye inmiştir ya da hayvan yavaş yavaş ağırlık kazanmaya başlamıştır..

Yem tüketimini artırmak amacıyla aşağıdaki uygulamalara dikkat etmelidir.

· Günde en az 3 öğün yemleme yapılmalıdır.

· Kaliteli yem kapları kullanılmalıdır

· Günlük verilecek üre miktarı 100 gr ı aşmamalıdır.

· Kaba ve konsantre yemler karıştırılarak birlikte verilmelidir.

 · Her türlü stresten kaçınılmalıdır.

 


Laktasyonun son dönemi:

          Süt veriminin azalması nedeniyle hayvanın ihtiyaçlarının kolaylıkla karşılanabildiği bir dönemdir. Süt verimindeki azalma aylık %10 kadar olmalıdır. Konsantre yem miktarı önemli ölçüde azaltılabilir yalnız ilk dönemdeki ağırlık kaybının bu dönemde yerine konacağı ve gebelikten ileri gelen ihtiyaçlar rasyon hazırlarken göz önünde tutulmalıdır. Bu dönemde dikkat edilmesi gereken en önemli nokta hayvanın yağlandırılmaması olmalıdır.


Kuru Dönem:


              Beslenme açısından en kritik dönemdir. Kuru dönemde uygulanacak iyi bir besleme programı, hem müteakip laktasyon dönemindeki süt veriminin artırılmasında hem de metabolik hastalıkların minimize edilmesinde büyük önem taşır
. 10  kg'dan daha az süt verenler) kuruya ayrılırken önemli bir problemle karşılaşılmaz

 

SAĞMAL   İNEKLERİN  ÇAYIR  VE  MERALARDA  BESLENMELERİ :

En ekonomik olarak süt üretilen işletmeler, çayır ve meralara dayanan işletmelerdir. İyi kaliteli meralar en fazla süt veren inekleri dahi belli bir süre tek başına besleyebilirler.
Yüksek verimli ineklere, çayır ve mera otları sararmaya başlayınca bir miktar ek yem vermek gerekir. Çayır ve mera otlarında mevsim ilerledikçe büyüme oranı düşer. Temmuz ve Ağustos ayları oldukça kurak geçtiği için bitki büyüme-gelişmesi etkilenir, bitkiler kabalaşır, selüloz düzeyleri arttığından besleme değerleri düşer.

Çayır ve merada süt ineklerinin ek yemle desteklenmesi

1-Kaba yemlerle destekleme

2-Ek olarak çayır ve meralarda destekleme

3-Konsantre yemlerle destekleme.

4-Kuru ot veya silajla destekleme: İyi kalitede kuru ot veya çeşitli silajlar yaz sonunda çayır veya merada ek olarak verilecek en iyi yemlerdir. Bu yemler, akşam inekler meradan döndükten sonra yedirilmelidir.

SÜT SIĞIRLARININ VİTAMİN VE MİNERAL MADDE İHTİYAÇLARI

Süt ineklerinin en fazla gereksinim duydukları mineral fosfordur. Yeterli düzeyde kaba yem tükettikleri için kalsiyum noksanlığı söz konusu değildir. Kaba yemlere ek olarak verilen konsantre yemlere %1 veya %1.5 düzeyinde ‘dikalsiyum fosfat’ katılması süt ineklerinin ihtiyacını karşılar.

 Yeteri kadar kuru ot veya silaj alan veya çayır-meralarda otlayan sığırların rasyonlarına dışarıdan ‘vitamin A’ katılmasına gerek yoktur.

 

SÜT İNEKLERİNİN TUZ İHTİYACI:

 Süt ineklerine yeteri kadar tuz verilmesi şarttır.Tuz noksanlığında iştah azalması görülür ve aşırı noksanlıklar hayvanı ölüme kadar götürebilir. Tuz ihtiyacı vücut ağırlığı ve verilen rasyonun karakterine göre değişir. Canlı ağırlığı 500 kg olan bir süt ineğinin yaşama payı tuz ihtiyacı günde 20-25 gr’dır. Buna ineğin verdiği her 1 kg süt için ayrıca 2 gr tuz eklemek gerekir.Hayvanlara tuz, yemliklere kaya tuzu koyarak yedirilebileceği gibi, konsantre yem içerisine karıştırılarak ta verilebilir. Konsantre yemin her 100 kg’ına 1 kg iyotlu tuz koymak onların ihtiyacını karşılar.

 SÜT SIĞIRLARININ SU İHTİYACI:

 Hayvan vücudunun %60-70’ini, sütün %87’sini oluşturan su, besin maddelerinin taşınmasında, artıkların dışarı atılmasında ve vücut ısısının kontrolünde önemli rol oynar. Süt sığırlarının su gereksinimi, hayvanın vücut ağırlığına, süt verimine, verilen yemin cinsine ve çevre ısısına bağlı olarak değişir. Bir süt ineği 24 saatte ortalama 10 kez su içer. Yine bir süt ineğinin yaşama payı su ihtiyacı günlük 40-60 litre kadar olup, her litre süt verimi için 4 litre daha fazla su verilir

 

Tablo-1:500 kg canlı ağırlıktaki bir ineğe verilecek yem miktarı.

 

Süt verimi(kg)

Süt yemi(kg)

Arpa (kg)

Saman(kg)

15

5

3

3

20

7

3

3

25

9

3.5

3

30

11

3.5

3

 

 

Tablo-2: 500 kg canlı ağırlındaki bir ineğe verilecek süt yemi, arpa,kuru yonca ve saman miktarları

 

Süt verimi (kg)

Süt yemi(kg)

Arpa(kg)

Kuru yonca(kg)

Saman (kg)

15

4

3

3

1

20

6

3

3

1

25

8

3

3

1

30

10

3

3

1

 

 

Tablo-3: 500 kg canlı ağırlıktaki bir ineğe verilecek süt yemi, mısır silajı, kuru ot ve saman miktarları.

 

Süt verimi(kg)

Süt Yemi(kg)

Mısır silajı(kg)

Kuru ot(kg)

Saman(kg)

15

4

25

5

1

20

6

25

5

1

25

8

2

5

1

30

10

25

5

1

 

 

SIĞIRLARDA AŞILAMA VE İLAÇLAMA:

 

Sığırlardan  sağlıklı süt elde edebilmek için sığırların sağlığını korumak gerekir. Bunun için  hayvanların  her yıl çeşitli hastalıklara karşı aşılanması ve çeşitli parazitlere karşı ilaçlanması gerekir. Yapılması gereken bu aşılama ve ilaçlamaları şu şekilde sıralayabiliriz.

1-Şap aşısı : Yılda iki defa ilkbaharda ve sonbaharda yapılır. Hayvanları şap  (Tabak) hastalığına karşı korur.

2-Antraks aşısı : Yılda bir defa ve ilkbaharda yapılır. Hayvanları Antraks (Şarbon) hastalığına karşı korur. Şarbon süt vasıtasıyla insanlara da bulaşan bir hastalık olduğundan aşılama önemlidir.

3-Brucellosis aşısı : Ya 4-8 aylık dişi buzağılara veya ergin yaştaki dişi hayvanlara hayat boyu bir defa yapılır. Yavru atma hastalığı olarak bilinen Brucella sütle insanlara bulaşarak kısırlığa sebep olur.

4-Yanıkara aşısı : Yılda bir defa ve ilkbaharda yapılır. Yanıkara Karakabarcık olarak bilinir ve etlerin kararması ile karakterize bir hastalıktır.

5-Sığır vebası aşısı : Yılda bir kez ve ilk baharda yapılır.

6-Paraziter mücadele : Kelebek ve mide-barsak kıl kurtları gibi iç parazitler ile  bit, pire, kene ve nokra gibi dış parazitlere karşı ilkbaharda ve sonbaharda olmak üzere yılda 2 kez ilaçlama yapılmalıdır. Parazit ilaçlamasında ahırlar ve gübreliklerde ilaçlanmalıdır.